Bizim iktidarın bizzat sahip olduğu çok sayıda televizyon kanalı ve gazete var. İstediklerini harfiyen yapmaya hazır bir o kadar daha da sağda solda mevcut. Korkudan yüreği pır pır edenler ve kayyım atanmışlar da cabası. Öte yandan devlet ajansı ve çok kanallı devlet televizyonu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde hiçbir sivil iktidara nasip olmayacak düzeyde iktidar yanlısı.

Desteklemek hatta yandaşlık, tam olarak Türkiye’deki mevcut iktidar-medya ilişkisini anlatmaya yetmiyor. Yağmurlu bir sezon geçirildiğinde gökten inen rahmeti partiye mal etmek ya da hayatı kilitleyen yoğun kar yağışının hükümete laf getirmesi ihtimaline karşı Mikail Aleyhisselam’ı melekler katında yıpratacak yayın yapmak düzeyinde bir divanelik olarak tarif etmek daha doğru.

Bu arada televizyon kumandasını elinize aldığınızda hükümetin hoşuna gitmeyecek bir şey duyma ihtimalinizin olacağı ilk haber kanalı 150. sırada falan. Elli basamak daha giderseniz bir taneye daha rastlıyorsunuz. Hepsi bu.

Bir zamanlar saymıştım. Cumhurbaşkanı’nın basın danışmanının bile bir telefonla işinden edebileceği 450’ye yakın köşe yazarı var. Bu sayı bugün için daha da artmıştır. (İşinden edebilecekleri yüz binlerce Twitter yazarı da var, yakinen şahidiyim.)

Durum böyle olmasına rağmen daha fazla gazete, daha fazla köşe yazarı, daha fazla televizyon kanalı istiyor iktidar.

Peki deste deste ulusal gazetesi ve bir kadar da televizyonu olan biri, daha fazlası için niye mücadele eder? Sorulması gereken esas soru bu.  Halbuki bir insanın, bir kurumun, bir devletin ya da bir iktidarın enerjisi sınırlıdır. Söylemek istediğim sonsuz değildir. O halde; sonsuz olmayan bu enerjiyi yeni bir medyaya daha sahip olmak için harcamak, mevcut sahip olduğu medyadan tatmin olmadığının göstergesidir.

Anlaşılan o ki; iktidar kendi medyasını yetersiz bulmaktadır. Beyaz Show’a telefonla bağlanıp 3 dakikalık konuşmasında “çocuklar ölmesin” diyerek, adını vermeden devlet kurumlarını itham eden bir kadının bu kadar büyük hadiseye dönüşmesinin de başka mantıklı izahı olamaz. Kıyamet koptu adeta. Herkes teyakkuza geçti. Orantısız gücün âlâsı bu olsa gerek. Beyazıt Öztürk’ü ellerine geçirseler çiğ çiğ yiyecekler. Sadece zibidi troller değil, kerli ferli siyasetçiler, gazeteciler de katıldı bu linç kalabalığına.

Tepkinin bu kadarı tuhaf değil mi?

Geçen Cumartesi 15 haber kanalı 24’er saatten toplam 21.600 dakika devletin bölgeye haklı müdahalesini anlattı. Bunun yanında Beyaz Show’un 3 dakikasının lafı mı olur?

Demek ki oluyor. Kanal D’nin Beyaz Show’unun 3 dakikası onca haber kanalının 21.600 dakikasından daha etkili. Moda tabirle Beyaz Show, 15’ten büyüktür. (Bu arada iktidar yanlısı kanal sayısı 15’ten fazla ama kafiye bozulmasın diye 5 ile biten bir sayı tercih ettim.)

İktidar yanlısı medya mensupları için bu manzara zuldür ve hakkaniyetli davranmak gerekirse bu kadarı onlara haksızlıktır. 


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×