Sevmeyeni bile şunu söyler: Bülent Arınç, dürüst ve vicdanlı bir insandır.

“Akçeli ökçeli” işlere bulaşmamış, devletin zirvesinde yer tutmuşken mütevazı hayatı terk etmemiştir.

Bugün tek başına Diyarbakır’da da, Tunceli’de de, İzmir’de de rahatça dolaşabilecek nadir insanlardandır.

“Niye susuyor!” diyenler çoktu. Cuma günü Taha Akyol’un CNN’deki programına çıkınca “Niye konuşuyor!” denildi bu sefer.

Bülent Arınç ne yapmaya çalışıyor, derdi ne?

Önce şu iki yanlışı düzeltelim:

Arınç’ın yayına çıkışı, çok önceden yapılmış davete gecikmiş bir icabetti. Doğan Grubu’yla birlikte planlandığı iddiası doğru değil yani.

‘Koltuğu’nu kaybettiği için konuştuğu da yanlış. Eğer isteseydi, pekâlâ listede yer bulabilirdi.

Bülent Arınç’ın hükümet ve AK Parti ile bir sorunu yok.

Başbakan Davutoğlu için, bir abinin kardeşine söyleyebileceğinden öte sözler söylüyor.

Aday olmadığı halde 7 Haziran/1 Kasım öncesi Doğu dahil en kritik illerde gece-gündüz çalıştı.

Adını koyalım: Sorun, Arınç ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında.

Gönül köprüleri yıkılalı epey zaman olmuştu…

Büyük kırılma, Gezi sürecinde başladı. Erdoğan, Abdullah Gül ve Arınç’ın ‘ılımlı’ tutumuna kızmış, bu gerilim Bakanlar Kurulu’na yansımıştı.

Az kalsın istifa ediyordu. Erdoğan ile polemik yaşayıp toplantıyı terk etmiş ama bakanlar ve Cumhurbaşkanı Gül’ün devreye girmesiyle vazgeçirilmişti.

Kamuoyuna yansımayan başka gerilimler olduğuna da şüphe yok. Gezi sonrası sosyal medyada Gül, Arınç gibi isimler de hücuma uğradı. Arınç, izlerini sürdü, troll merkezlerinin adreslerini zihnine not etti. Sıfatı ‘Sözcü’ydü, görüşleri hükümeti bağlıyordu. ‘Resmi’ açıklamaları sınırlayıcı olsa da partinin ve devletin yetkili kurullarında bugünkü açıklamalarına benzer düşünceleri dile getirdi.

Kimi zaman içine attı, kimi zaman ise ‘içeride’ konuştu; ama bunlar dışarı yansımadı. Kol kırıldı yen içinde kaldı.

Arınç zamanlama gözeterek ve birileri istiyor diye konuşmuyor. Onu konuşturan bir ‘üst akıl’ var ise olsa olsa ‘dava’ ve ‘vicdan’dır. Ben de çok abartılı bulurum ama Arınç’ı bağlayan tek ‘vesayet’ o galiba.

Keşke ‘dava’ diye susmasaydı da daha çok konuşsaydı diyenler haksız sayılmaz.

Yakın tarihin önemli tanığı ve oyuncusu bir isim Arınç.

Sükutu değil sözü ‘altın’ değerinde. Hakikat adına söyleyeceği her söz, inandığı ‘dava’nın bir gereği değil miydi?

Gül, Arınç, Babacan, Atalay...  Erdoğan’la ayrılan yollar

Bu arada kimse yanlış hesap yapmasın…

Bülent Arınç iyi bir AK Partilidir. Herkes gitse o terk etmez partiyi.

Bu arada “eski dostlar” arasında kırgınlığın yol ayrımına doğru gittiği de bir gerçek.

Abdullah Gül, Bülent Arınç, Hüseyin Çelik, Sadullah Ergin, Nihat Ergün, hatta Ali Babacan ve Beşir Atalay gibi partinin ‘nüve’ isimleriyle Erdoğan arasında bağlar neredeyse koptu.

Yollar Erdoğan ile ayrılırken... ilginçtir, Davutoğlu ile sorun yaşanmıyor.

Onlara göre ‘AK Parti’ ‘AKP’lileşiyor.’ Partinin yerini ‘lider’ alıyor.

Erdoğan’ın etrafında öbeklenen ve 2011 sonrası öne çıkan isimlerle kimyaları uyuşmuyor.

“Faiz, dolar lobisi, üst akıl” jargonundan hazzetmiyorlar...

AB çizgisine, çözüm sürecine daha yakın duruyorlar.

Müzakere ve diyalog yerine kavga ve gerilim politikasından şikayetçiler.

Bu isimler ‘başkanlık’ yerine ıslah edilmiş bir parlamenter sistemi tercih ediyorlar…


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
SITKI TOKSÖZ 5 ay önce

SAYIN B.ARINC BIR SÜRPRIZ YAPACAKMI$ GIBI GIBIME GELIYOR VE YALNIZ DA DEGILDIR. MES ELE BÜYÜYOR BIZE DE $IMDILIK BEKLEMEK GEREKIYOR. HADI HAYIRLISI VEDE KOLAY GELSIN.

Misafir Avatar
Mtn 5 ay önce

Oldukça isabetsiz ve basit tespitler. Ankarada olan birinin böyle yavan tespitler yapması hayret verici...