Büyükşehirlerde yaşayan çocuklar birçok açıdan köylerde yaşayanlara göre dezavantajlı. Çünkü kent hayatının yapay şartları, çocukların özgün olmaları önündeki en büyük engel. Bu yaşam tarzı çocuğun özgürce hareket etmesine izin vermiyor. Bir robot gibi kapalı alanlarda yaşayan çocuğun uykusundan oyununa her şey bir program ve koşturmaca içinde gerçekleşiyor. 

Çocuk, üretmek istiyor ama... 

Çocuğun tek işi okula gitmek, ödevlerini yapmak ondan sonra fırsat kalırsa birazcık oyun oynamak. Anne-babalar çocukları sadece ‘okusun’, ‘evde bir şey yapmasın’, ‘bir sorumluluk almasın’ istiyor. Durum böyle olunca da çocuk işe yaradığını hissedemiyor. Halbuki çocuk, anne-babasına yardım etmek, bir işe yaramak ve bir şeyler üretip onunla gurur duymak ister. 

Onları tembelleştiren bizleriz! 

Çocuğun, enerjisini atmak için hareket etmeye, çalışmaya, sorumluluk almaya ihtiyacı var. Babası bir şeyi tamir ederken ona yardım eden çocuğun yüz ifadesini ya da annesine ev işlerinde yardım eden çocuğun sevincini mutlaka gözlemleyin. Ne demek istediğimi anlayacaksınız. Çocuklar ciddi işler yapmak ve önemsenmek isterler. Doğalarında tembellik yoktur. Onları tembelleştiren bizleriz. 

Hayatın parçası olduğunu anlamalı! 

Çocuklar sürekli mutlu olmalarına odaklanmış anne babalarla büyüyor. Çocukların her şeye ulaşıp onu tüketerek mutlu olacağını düşünüyor anne-babalar. Çocuğa sürekli oyuncak almak, onu sürekli bir etkinliğe göndermekle meşgul. Evet bütün bunlar çocuklar için gerçekten gerekli ama çocuğun hareket etmeye, çalışmaya da ihtiyacı var. 
Çalışma derken; çocukların istismar edilerek çalıştırılması da oyuncaklarla hayattan koparılması da doğru değil. Onlara sadece ufak sorumluluklar verilmeli. Böylece hayatın bir parçası olduklarını anlamalılar. 

Çocuğum neler yapabilir? 

Peki, bir çocuk neler yapabilir? Yaşına uygun işleri yapabilir ve bir ürün ortaya çıkarabilir. Örneğin saksıya toprak doldurup çiçek dikebilir ve ona bakabilir. Yine ona evde küçük görevler verebilirsiniz. 

Örneğin masayı hazırlamak, kaldırmak, çöpleri dökmek, odasını toplamak, kıyafetlerini katlamak, toz almak gibi… En önemlisi, kendi öz bakımını kendisi yapabilir. Hala büyümüş çocuklarının kıyafetlerini giydiren anne-babalar görüyorum. 

Bu yaklaşım çocuğun kendini hep yetersiz ve anne-babaya bağımlı hissetmesine neden olur. Bu nedenle büyükşehirde zaten izole yaşayan çocuğunuzu bir de tembel, pasif büyütmeyin, ona saygı duyun.


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×