AKP ‘mecburen’ faşistleşmek zorunda. O kadar çok suç işledi ki, artık demokrasiye ve hukuka geri dönemez. Binlerce akademisyeni, her gün en korkunç hakaret ve iftiralarla hedef gösterip, kapılarına kırmızı çarpı işareti atılmasına sebep olmanın bile, normal bir hukuk sisteminde, çok ağır cezaları vardır. O dilekçe metnini gördüm ama beğenmedim ve imzalamadım. Ancak içinde hiçbir suç unsuru yok. Olan bitenlerden, sarsıcı bir üslupla, hükümeti ve emrindeki devleti sorumlu tutuyorlar ve bir an önce barışı temin edecek adımları at, diyorlar. Bana kalsa, AKP ve PKK’nin ele ele verip, HDP aleyhine olmak üzere terörden faydalandığını da bildiriye ekler ve PKK cinayetlerini de muhakkak kınardım.

Ancak, demokrasilerde, vatandaş ille de teröristten hesap soracak diye bir mecburiyet yok. Onu hukuk içinde kalarak yapması gereken devlettir. Ama devletten hepimizin hesap sorma hakkı vardır. Devlet dediğiniz şey kutsal değildir. Hatta saygıdeğer bile değildir. Devlet bir alettir. İnsanlarca idare edilir ve en başında da ahlaken belki de en kötülerimiz olan ya da kötüleşmeye en açık olan siyasiler vardır. Siyasilere hesap sorulamayınca, neler olduğunu öğrenmek için dünya tarihine bakmak yeterlidir. Dünya tarihi boyunca tüm teröristlerin toplamda verdiği zararın yüz katını, sadece bir zalim despot, kendi ülkesinde vermiştir, verebilmektedir.

Teröristle pazarlık ederken, onun şehirleri bombalarla doldurmasına göz yumanlar, canlı bombaları tespit etmekten aciz olanlar, insanları fikirlerinden dolayı linç etmeye ve ettirmeye başladı ise, ülke Susurluk öncesi doneme dönüyor demektir. Susurluk öncesi dönemin alameti farikalarından olan mafya liderleri zaten arz-ı endam etmeye ve ülkenin akademisyenlerini boğazlayıp, kanlarıyla banyo yapmaktan bahsetmeye başladı bile. AKP’lilerden bir kişinin bile çıkıp bunu kınadığını görmedik, duymadık. Yani, nasıl ki “öfke hitabet sanatıdır” dedilerse, muhalifleri mafya aparatçıkları ile korkutup ürkütmek ve susturmak da siyaset sanatıdır diye düşünüyorlar.

Artık fırsatlardan yararlanan ve durumdan vazife çıkaran her tür karanlık grup sahnededir. Üniversiteleri daha da çok karıştıracaklardır. 80 öncesi gibi 2 farklı grup değil bu kez, 3-4 farklı grup birbirine savaş açacak ama bu arada siyasetçilerin hain ilan ettiği akademisyenleri de muhtemelen öldüreceklerdir. AKP’nin kavgaya tutuştuğu her tür “dış mihrak” da elbette bu işlerde elinden geleni yapmaktan çekinmeyecektir. Devletteki düzgün çalışan, işinin ehli bürokratları tasfiye edip yerine dosyaları kabarık olduğu için kendine muhtaç acizleri getiren AKP, ülkedeki asayişi kontrol edememektedir. Kendi başlattığı ve kontrollü olduğunu sandığı öfke ateşleri, yangına dönüşme potansiyeli taşımaktadır.

Bu arada, her tür sorununa karşı, İslam’ı sonuna kadar sömürmekte; kendisine körü körüne bağlı Diyanet teşkilatını da bu işe alet etmektedir. İntihar saldırısına Cuma namazı gösterisi ile cevap vermekte, kendi seçmen kitlesini tatmin ederken, ülkenin geri kalanını dinden de nefret ettirmektedir. Bilgisi, hikmeti, tevazuu, züht ve takvası ile bilinen dindarlar silinmiş, yerlerine lüks Mercedeslere binen, şatafatlı evlerde ve lojmanlarda oturan, rahatça yalan söyleyen, zulme sessiz kalan, başkalarına kolayca iftira atan, vaaz ve hutbede siyaset yapan dindar ve din görevlisi görüntüsü gelmiştir. Bunlar çoğunlukta olmasa da tüm ülkenin önündeki görüntü baskın ve azılı bu azınlığın görüntüsüdür.

Tüm bunlardan sonra olacak olan muhtemelen şudur: Allah korusun ama kaos ve iç savaşı takiben, ülkede tepkisel bir ultra-laikçi, din düşmanı bir dikta ortaya çıkabilir.  AKP’nin tüm yapıp ettikleri maalesef bu yolun taşlarını döşemektedir.


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
akbaba 5 ay önce

ak akbaba oldu

Misafir Avatar
Halil Çiçek. 5 ay önce

Sayın ihsan bey yazdığın görüşlere katılıyorum.