Çocuğun ilk sevdiği ve ilişkiye geçtiği varlık, annesidir. Anne sevgisi ile şekillenen vicdan, kişinin kendi niyeti veya davranışları hakkında kendi ahlaki değerlerini temel alarak yaptıklarını veya yapacaklarını ölçüp biçtiği bir kişilik özelliğidir.

Çocuk annesiyle oluşturduğu sağlıklı ilişki temelinde, davranışları sonucu ödüllendirileceğini veya cezalandırılacağını öğrenmektedir. Sevgiden yoksun bırakılan çocukta, zamanla cezalandırılma korkusu oluşmakta ve bu korku vicdan mekanizmasının gelişimini etkilemektedir.

Bir takım nedenlere bağlı olarak anneden ayrı kalmak veya anne ile olan ilişkiden yoksun olmak, çocuğun telafisi mümkün olmayan ruhsal problemler yaşamasına neden olmaktadır. Çünkü sevgi açlığı, bedensel açlık kadar acıklı ve korkunçtur. Bu temel besin kaynağı olmadan hiç kimse eksiksiz bir kişilik gelişimi gösteremez.

Çocuğun, annenin şefkat ve ilgisine hem bedeni hem de ruhi olarak ihtiyacı vardır. Şefkat, koşulsuz sevginin ve yaşatma arzusu ile yaşama duygusunun kaynağıdır. Çocuğun annesiyle kuracağı ilişki, onun, ömrü boyunca diğerleriyle kuracağı ilişkinin temelini oluşturmaktadır.

Annenin çocuğuna duyduğu şefkat, aralarındaki bağlanma duygusunu kuvvetlendirmekte ve çocuğun annesini her zaman güvenli bir sığınak olarak görmesini sağlamaktadır. Anne çocuk ilişkisindeki süreklilik ve tutarlılık çocuğun ‘temel güven duygusunun' özünü ve duygusal yeterliliğinin temelini oluşturur.

Annelerin çocuklarını sorgulamadan, yargılamadan, onların söz ve davranışlarına takılmadan, duygularına yoğunlaşarak, anlamak için dinlemeleri ve geribildirim olarak duygularını paylaşmaları, onların kişilik gelişimi açısından oldukça önemlidir.

Unutmayın!

Kişiliğin duygusal yönünü temsil eden mizacın şekillenmesinde en etkili kişi annedir.


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×