Siyasetin muhalefet kanadında mecburi kıpırdanmalar başladı. Sebebi malum: CHP kurultaya gidiyor, MHP ise kurultaya gitme-gitmeme mücadelesine sahne oluyor.

CHP’de yaşananlar ‘olağan’, MHP’de ise ‘olağanüstü’.

Daha önce de yazdım. CHP belki tarihinin en heyecansız kurultayını yapacak. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına ‘rakip’ bile çıkamadı.

Tuhaf gelebilir ama Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal’ın hatta İnönü’nün dönemlerine göre parti üzerinde daha büyük güce sahip.

Hatırlayalım İnönü’nün karşısına Deniz Baykal 3 kez çıkmıştı. Deniz Baykal’a ise Ertuğrul Günay, Mustafa Sarıgül gibi isimler rakip olmuştu.

Kılıçdaroğlu’na karşı Muharrem İnce rakip oldu ama bir kurultay sonra havlu attı o da.

Dolayısıyla Kılıçdaroğlu’nun tek başına ipi göğüsleyeceği kurultayı heyecanlı kılan tek yarış parti meclisi üyeliğinde olacak.

MHP, ‘Hareket’e geçti!


Heyecan arayan CHP’ye değil MHP’ye bakmalı...

Koray Aydın, Meral Akşener ve Sinan Oğan nihayet imza toplama işlemini tamamladı ve dün teslim etti.

MHP için kritik rakam 500’dü ve o sayı aşıldı. 543 imza için beklentilerin üstünde bir rakam denebilir.

“Nasıl olsa bir şey değişmez” havasının hakim olduğu bir ortamda bu kadar imza az şey değil.

Bu imzalardan en az 400’ünü Akşener’in topladığı söyleniyor ama acil gündemleri kimin az ya da çok topladığı değil.

Zira MHP’de zor olan kurultayın toplanabilmesi. Gerekli imzanın iki katı alınmış olsa dahi öyle bir içtüzük var ki Devlet Bey istemediği takdirde hiçbir şey yapamıyorsunuz.

Devlet Bey imzaları ‘yok hükmünde’ görüyor ve 2018 yılını işaret ediyor.

Adım adım yargıya yani kayyıma doğru gidiliyor MHP’de.

Genel Merkez’e karşı ‘muhalif’lerin elinde iki ‘güç’ var: Yargı ve kamuoyu.

Bu sayıya rağmen kurultay toplanmazsa, ki öyle olacağı görülüyor, yargı süreci başlatılacak.

Benzer süreçler daha önce az da olsa yaşandı. Muhalefet kanadının söylediği yargının geçmiş içtihatlarının kendi lehlerine olduğu.

Buna rağmen iktidarın MHP’nin mevcut yönetimi lehine yargıyı etkilemeye çalışacağını düşünüyorlar.

MHP delegasyon hatta tabanı ile genel kamuoyu arasında farklılıklar olduğu bir gerçek. İmzacılar, kamuoyu gücüyle MHP’yi etkileme hatta yargıya mesaj vermeyi tartışıyor.

Mahkemeye binlerce insanı toplayıp gidebilirler mesela. Arkalarında ‘milli irade’ olduğunu yargıya da gösterme niyetindeler.

İmzacılar bir şey daha yapacak. Bugüne kadar ‘içe dönük’ çalıştılar. Hedef kitle delegelerdi. Bundan sonra yurt sathında boy gösterecekler. Teşkilatlarla, vatandaşlarla temas kurup parti üzerinde kamuoyu baskısı oluşturmak istiyorlar.

MHP, uzun, sancılı belki de ümit dolu bir sürecin içinde.

Tahminler doğru çıkarsa bahar aylarında MHP, kayyım gerçeğiyle yüzleşebilir.

Hemen şunu söyleyelim. Kayyım atansa dahi Genel Başkan değişmiyor. Kayyım partiyi kurultaya taşıyor.

Yargı, ‘hemen kurultay’ demez ise…

2017 yılı itibariyle zaten MHP’de ilçe ve il kongreleri başlayacak. İlçe ve illerde kurultay yarışı başlar. Tıpkı CHP gibi.

İmza verenler için şöyle bir risk var. Eğer yeniden seçilemezlerse delegelikleri düşüyor ve imzalarının bir anlamı kalmıyor.

2017’de SANDIK BAŞI MI?

MHP ve CHP’deki gelişmelerin şöyle bir önemi daha var.

Ankara’da fena halde ‘erken seçim’ lafları dolaşıyor.

TBMM’den bir Anayasa yani Başkanlık çıkaramayacağını görüyor iktidar(Saray).

Muhalefeti hazır kendi içinde yaka-paça, umutsuz, muhalifleri yılgın bulmuşken bundan iyi fırsat olabilir mi?

HDP ve MHP’yi baraj altına iterek 400 vekil çıkarma fırsatı kapıda.

Bunca yaşanan olaydan sonra “yok artık!” filan demeyin. Olur mu olur!

Aslında CHP ve MHP yapılacak ve yapılması tartışılan kurultaylarıyla kendilerini seçime götürecek kadrolarını seçiyor.

Tamam mı, devam mı?

Tercih CHP ve MHP delegasyonunun…

Mevcut kadrolarla önümüzdeki seçimden başarı bekliyorlarsa zaten söylenecek söz yok.

İktidarı değişimde görüyorlarsa gereğini yapacaklardır.


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×