Hemen hemen hepimiz sürekli kilo verme planları yaparız. Bazı kişiler 2-3 kilo, bazıları da 20-30 kilo vermek ister. Sonuçta kilo vermek için çaba sarf etmeye devam edilir. İnsanlar genellikle kilo vermenin irade işi olduğunu düşünüp kendileri diyet yapmaya çalışıyorlar. Burada unutulmaması gereken ilk nokta ''Vücutta kilo vermeyi zorlaştıran bir sağlık sorunu var mı?'' sorusuna cevap aramak olmalıdır.

Bazen tiroid problemleri, insülin direnci gibi sağlık sorunları, vitamin yetersizlikleri, menopoz diyet yapmayı ve kilo vermeyi güçleştirebilir. Öncelikle bir doktorla görüşerek bu sorunları araştırmak gerekir. Bazen hiçbir sağlık sorunu olmayan insanlar da yavaş kilo vermekten veya hiç kilo verememekten şikâyet ediyorlar. Bu durumda genellikle beslenmeyle ilgili yapılan bazı hatalar karşımıza çıkıyor. Peki, nedir bu beslenme yanlışları?

Çok az yemek yemek
Bence zayıflamaya çalışan insanların en sık yaptığı yanlış. Çünkü az yiyerek kilo vermek ilk dönemlerde vücut alışana dek işe yarayabilir. Ancak vücudun hayatsal olayları devam ettirmesi için belli bir enerjiye ihtiyacı vardır ve bu enerji miktarı her bireyde farklıdır. Siz bu ihtiyacın altında besleniyorsanız  metabolizmanız koruma durumuna geçer ve enerji eksiğini karşılamak için yağ depolamak adına çalışma hızını yavaşlatır. Siz daha da az yerseniz metabolizma da daha az çalışır. Sonuç ise “su içsem yarıyor” olur.

Geç kahvaltı ve erken akşam yemeği
Bu sorun genellikle sabah kahvaltı yapmak istemeyen veya geç kalkan insanların yaptığı bir diyet yanlışıdır. Geç kahvaltı yapmak veya kahvaltıyı atlamak metabolizmayı yavaşlatır. Kan şekeri dengesini de bozarak bir sonraki öğünde çok yemek yemeyi beraberinde getirir. İyi yenilen bir öğle yemeği veya geç kahvaltının sonunda kişi akşam yemeğine kadar acıkmaz. Erken saatte yenilen iyi bir akşam yemeğinden sonrada hiç bir şey yemez. Hemen belirtmem gerekir ki zayıflamada esas olan gün içinde alınan kalori miktarıdır. Üstelik akşam saat 17.00-18.00'den sonra bir şey yememek metabolizma hızını da yavaşlatır. Hem çok yemek yemiş hem metabolizma hızını yavaşlatmış olursunuz. Akşam saatlerinde hareketimiz de yavaşladığı için yenilen besinlerin kalorilerini yakmak zor olur. Bu nedenle akşam yemeğini ve gece ara öğününü mutlaka tüketmek gerekir. Dikkat edilmesi gereken nokta düşük kalorili besinleri tercih etmek olmalıdır.

Ekmeği beslenmeden tamamen çıkarma
Günlük enerjimizin en az %45-50'lik kısmı karbonhidratlardan sağlanmalıdır. Ekmek, pilav, makarna, çorbalar ve tüm unlu, şekerli besinler, meyveler karbonhidrat kaynağıdır. Eğer ekmek beslenmeden çıkarılırsa kan şekerinin dengesini sağlamak ve şeker düşüklüğünü önlemek için ekmek yerine diğer karbonhidrat kaynağı besinleri yani pilav, makarna şekerli gıdaları farkında olmadan ekliyoruz. Posa bakımından zengin tam tahıllı ekmeğin aşırıya kaçmadan tüketimi, vücudun yağ yakım hızını ve atıkların atımını arttırarak, metabolizmanın daha iyi çalışmasını sağlamaktadır. 

Fazla protein almak

Et, tavuk, balık ve peynir bizim en önemli hayvansal protein kaynaklarımızdır ve hepsinin kalorisi vardır. Tüm öğünlerde protein kaynağı besinleri tüketirsek çok düşük kalorili beslenmiş olmuyoruz. Üstelik fazla alınan protein de vücuda yarardan çok zarar verebiliyor. Kas kütlesinin korunması için proteine ihtiyaç vardır. Önemli olan sınırı aşmadan tüketmektir. 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×