Dünyanın en iyi üniversite listelerine istikrarlı şekilde giren tek üniversitemiz ODTÜ Türkiye’nin en temel kavgalarından birinin ortasına düştü. Başarı itina ile öğütülür.
Bu tartışmada herkes bir şey diyor. Hepsinin bir kısmı doğru.
Ankara’nın ortasında ağaçlarla kaplı binlerce dönüm bakir arazisiyle, teknoparkıyla ulusal internet yapılanmasındaki stratejik rolüyle ODTÜ iktidar için bir arzu nesnesi. Aynı zamanda mezuniyet törenlerindeki pankartlar ve uydu fırlatma törenindeki eylemler; iktidarın ODTÜ’lülere bir ders verme isteğini her daim canlı tutuyor. 
Diğer taraftan ODTÜ; fikirlerini makbul bulmadığı insanları konuşturmamasıyla övünen kötü bir geleneğe sahip. ODTÜ’nün en büyük sorunu muhafazakarlığı. ODTÜ Ankara’dır ve Ankara öyle bir kalıptır ki; içine konulan her şeyi muhafazakar yapar. ODTÜ öğrencisinin komünisti de, Kemalisti de, İslamcısı da tutucudur. Açık alanda namaz kılanlar da onlara saldırdığı söylenenler de aslında aynı topun kumaşıdır. ODTÜ’de esas zor olan dindar olmak değil liberal olmaktır.
Bu yaşanılan tartışmada iddia edildiği gibi inançları yaşama konusunda ultra liberal bir ortam söz konusu değildir. ODTÜ asla bir Boğaziçi değildir. Boğaziçi’nde çimlerin üzerinde biri namaz kılsa kimse dönüp bakmaz bile ama ODTÜ’de pek çok kişinin tansiyonu iner-çıkar. “Ne iş hocam!” diye müdahale eden de olur.
ODTÜ’de çok sayıda mescit olduğunu gösteren harita da yanıltıcıdır. Örneğin haritada işaretli olan yerler mescit değil de kampüsün tuvaletleri olsaydı öğrencilerin yarısı muhtemelen altına ederdi. Ya da ağaç diplerine dağılmak zorunda kalırdı. Çünkü 10 dakikalık ders arasında yürünecek mesafelerden söz etmiyoruz. Diğer taraftan ODTÜ’de çok sayıda Alevi olmasına rağmen cemevi de yoktur, 72 milletten insan olmasına rağmen kilise de yoktur. Dedim ya, ODTÜ muhafazakardır. ODTÜ Ankara’dır.
Mescitlerde IŞİD propagandası yapılıyor iddiası da ODTÜ’de ideolojilerin radikal olduğu iddiamızı ispatlar nitelikte. Birincisi gerçekten de ODTÜ’nün İslamcısı IŞİD’e yakın hisler besliyordur. İkincisi; mescitleri propagandadan temizlemeye girişmek, “kandırılmaya müsait” körpe beyinleri kurtarmak, bir çeşit ideoloji polisliğine soyunmak tipik ODTÜ solcusu tavrıdır.
ODTÜ’ye öyle memleketin kaymak tabakası gelmez, ağırlıklı olarak Anadolu’nun denizi olmayan şehirlerinden öğrenci gelir. ODTÜ’ye gelirler, çünkü burada sürpriz yoktur. Risk yoktur. Hayat derse girip çıkmak, ders çalışmak, kulüplere gitmek, spor yapmak etrafında döner. Truman Show seti gibidir ODTÜ. Orman vardır, göl vardır. Kendi kendine yetebilen bir kampüstür. Ankara’nın en güzel yeridir. Dikkatinizi dağıtacak en yakın şehir 350 kilometre uzaktadır.
Elitizmi tekfir ifadesi olarak kullanmak kuşkusuz milli bir ezikliktir. Her iyi üniversite gibi ODTÜ de olması gerektiği kadar elitistir. Ancak o AK Partili vekilin kastettiği gibi snob değildir. Mesela, Boğaziçililer mezun olur olmaz genel müdür olmak ister ama ODTÜ’lü kanaat eder, her tür işin altına girer, şikayet etmez, yorulmaz. Birey fetişisti değildir, ne de olsa serde solculuk vardır. Bu yüzden takım çalışmasına yatkındır.
“Milli irade” konusunu yanlış anlayan iktidar, kendi devletlerine bağlı, Hazine’den bütçe verdikleri ODTÜ’de iktidar olamamayı kabullenemiyor. “ODTÜ yıkılsın, üniversite yapılsın” sloganı da partide egemen olan kentsel dönüşüm anlayışının bir tezahürü. Bırakınız;  ODTÜ de yıkılmasın. Kendi ekolü içinde doğru yolu bulsun.


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×