BURSA HABER- BURSA HABERLERİ - BURSASPOR - MEYDAN GAZETESİ

7/31/2010

ANA SAYFA  |  İLETİŞİM / KÜNYE   |   ABONE   |  REKLAM

Gerçekler MEYDAN'a çıkıyor

KRİZ KAHİNİ İYİMSER   |   Krize karşı can suyu   |   BAKAN YILDIZ’A YUMRUK   |   GÖNLÜNDEKİ ASLAN   |   KÖPRÜLER KURULDU   |   MARZINC’E YER VERENLER YARGIYA   |   ZİRVENİN EFENDİSİ   |   Rotamız belli   |   İNANDIK BİR KERE   |   Yıldırım kabuğunu kırıyor   |  
            Site İçerisinde İnternette   
 Ana Sayfa > Kemal SULAOĞLU > Köşe Yazısı Detay

Yazarın diğer köşe yazıları:
...........................................................
Kemal SULAOĞLU
k.sulaoglu@meydangazetesi.com.tr
...........................................................
Seçim Rantı mı?..

 


Gülerek izliyorum yapılanları… Meğer ne de çok severlermiş Nazım’ı… Bakanlar Kurulu’nun, büyük şairi yeniden Türk vatandaşlığına alan kararı sonrasında Bakan Cemil Çiçek, “Doğru bir iş yaptığımızı düşünüyoruz… Esasen Türk vatandaşlığından çıkarılmasını gerektirecek yasa maddeleri mevzuattan çıkarılmıştır… 2002 UNESCO tarafından Nazım Hikmet yılı ilan edilmiştir… Artık gereği kalmamış, anlamı kalmamış, hukuki dayanakları kalmamış bu kararın ortadan kaldırılması gerekiyordu” derken; Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da, “Sayın Başbakan’ın kararlılığı ve kurul üyelerinin tam bir görüş birliğiyle bugün, bu insani ve manevi borcumuzu yerine getirdik” demekteydi…  


 


Karar Bakanlar Kurulu’ndan çıkar çıkmaz AKP İzmir İl Başkanlığı da Taraf gazetesine tam sayfa ilan veriyor ve şunları söylüyordu: “Bizim çınarlı bir tepemiz var Nazım… Yargılandın, hapis yattın… En kötüsü hiç anlaşılmadın… Sana Anadolu’da bir çınarın gölgesi bile yasaklandı... Özgürlük tutkunu İzmir, 6 Ocak’ta 50 yıldır beklediği haberle çalkalandı… Bakanlar Kurulu, aldığı kararla sana vatandaşlık hakkını, bize seninle vatandaş olma onurunu iade etti… Karara katkısı olanlara şükranlarımızı sunarız… Şimdi sıra mezarında… Bizim çınarlı bir tepemiz var Nazım…”

" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/index/izmir/" target=_blank>İzmir, 6 Ocak’ta 50 yıldır beklediği haberle çalkalandı… Bakanlar Kurulu, aldığı kararla sana vatandaşlık hakkını, bize seninle vatandaş olma onurunu iade etti… Karara katkısı olanlara şükranlarımızı sunarız… Şimdi sıra mezarında… Bizim çınarlı bir tepemiz var Nazım…”


Sözlere bakın… Bunların çok daha azını 1970’lerin, 80’lerin Türkiyesinde söyleyenler işkence gördüler, tabutluklara atıldılar, yıllarca hapis yattılar…


 


TAKİYE BUNLAR


“Takiye”nin böylesi ne görülmüş, ne de işitilmiştir… Alevi açılımı, bedava kömür, yiyecek giyecek yardımı, sadaka derken, AKP şimdi de Nazım Hikmet üzerinden seçim rantı edinebilme peşinde… Ya o Başbakan’ın eşinin “Gazze’ye Destek İçin İstanbul Buluşması”nda, ağlayarak Nazım’ın Hiroşima’da öldürülen çocuklar için yazdığı şiiri okuması?..


Evet, “takiye”dir bunlar… Biliniz ki, “Nazım’ın ömrünü çalanlar”ın kini hiç dinmeyecektir… Peki ya “sol düşünceye sahip olduğunu söyleyenler”in aymazlığına ne demeli?.. Onlar da “oy telaşı” ile hatırlıyor Nazım’ı… CHP Adıyaman Milletvekili Şevket Köse geçen hafta TBMM Başkanlığı’na verdiği kanun teklifinde “Nazım Müzesi” kurulmasını istemekteydi… Peki sormazlar mı adama “Bunca yıl neredeydin” diye… Korktunuz… Halka yanlış tanıtılan Nazım’ın yanında yer almakla oy kaybedeceğinizden korktunuz ve yıllarca Nazım’a “vatan haini” denilmesine göz yumdunuz… Gerçeği bildiğiniz halde sustunuz… 


SUÇ NEREDE?..


Nazım’ı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkaran 25 Temmuz 1951 tarihli Bakanlar Kurulu kararının gerekçesinde eylem, “Türkiye’nin hükümet şekli ve hükümeti idare edenler aleyhine geniş propaganda kampanyasına girişmek ve komünizmi yaymak amacıyla Sovyet hükümetinin verdiği hizmeti ifa etmek” olarak belirtilir…


Yıllardır her platformda bu haksızlığı dile getiren ünlü hukukçu Atilla Coşkun kararı, “Türk tarihinin yüz karası, utanılası ayıbı” olarak nitelendirir… “Çünkü kararname, bu eylemlerin içeriğini tartışma konusu yapmamakta; bu yönde herhangi bir değerlendirmeye yer vermemektedir… Nazım’ın düşünce ve faaliyetinin yasalar karşısında ‘suç’ sayıldığına dair tek sözcük bile bulunmamaktadır… O nedenle iddia hukuki bir dayanaktan yoksundur, soyut suçlamadan ibarettir… Kaldı ki, hukuk suçlamaların kanıtlanması yükümlülüğünü öngörmektedir…”


Bunun adı “yargısız infazdır”… Ne ilginçtir ki, o kararnamenin altında Reisicumhur Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, Bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın da imzaları vardır… Bu insanlar da 1960 askeri darbesi sonrasında “vatan hainliği” suçlamasıyla yargılanmış, idama mahkûm edilmiş; yaşı nedeniyle Celal Bayar sehpadan dönerken, diğer üçü idam edilmiştir…Doğru muydu, hayır!..


Siz de aklınızca affettiniz (!) Nazım’ı… Bakalım Nazım affedecek mi sizi?..

gazeteniz MEYDAN

  Tavsiye Edelim

Konuyu tavsiye edin

Adınız
:
 
Emailiniz
:
 
Gidecek Email
adreslerini yazınız
:
 
   

 

  KÖŞE YAZILARI
  ANA SAYFA  |  HABER ARŞİVİ  |  BİZE ULAŞIN

h    |    y

Meydan Gazetesi / Tüm Haklari Saklidir / Tasarım : Alim Şahin