BURSA HABER- BURSA HABERLERİ - BURSASPOR - MEYDAN GAZETESİ

7/31/2010

ANA SAYFA  |  İLETİŞİM / KÜNYE   |   ABONE   |  REKLAM

Gerçekler MEYDAN'a çıkıyor

KRİZ KAHİNİ İYİMSER   |   Krize karşı can suyu   |   BAKAN YILDIZ’A YUMRUK   |   GÖNLÜNDEKİ ASLAN   |   KÖPRÜLER KURULDU   |   MARZINC’E YER VERENLER YARGIYA   |   ZİRVENİN EFENDİSİ   |   Rotamız belli   |   İNANDIK BİR KERE   |   Yıldırım kabuğunu kırıyor   |  
            Site İçerisinde İnternette   
 Ana Sayfa > İhsan Bölük > Köşe Yazısı Detay

Yazarın diğer köşe yazıları:
...........................................................
İhsan Bölük
ihsan@meydangazetesi.com.tr
...........................................................
Boysan’ın 88 yılı


 


88 yıllık renkli bir yaşamdan kesitleri, bizzat yaşayandan dinlemenin verdiği keyfi anlatmak zor… Yine de dilim döndüğünce aktarmaya çalışayım, Aydın Boysan’ın rengarenk yaşamından dinlemesi doyumsuz anılarını…


Efendim, Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin Uludağ Üniversitesi ve Nilüfer Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlediği Aydınlarla Yüz Yüze söyleşilerinin bu haftaki konukları Mimar-Gazeteci-Yazar Aydın Boysan ve Şair Refik Durbaş idi.


Basın Kültür Sarayı Uğur Mumcu Salonu’ndaki söyleşiye başlarken, Aydınlarla Yüz Yüze söyleşisine en uygun kişinin, adından ötürü Aydın Boysan olduğunu söyledi Durbaş… Oysa adı “Aydın” olan herkes aydın değildi Boysan’a göre…


Boysan daha söyleşinin başında 1920’lerin, yani işgal yıllarının Bursa’sına götürdü dinleyenleri… 1921 yılında İstanbul’da doğmuştu ama annesi göçmen kökenli Bursalıydı. O yıllarda Bursa düşman ayakları altındaydı, şimdi ise gökdelenlerin…


“Bursa’nın kestanesi, okka çeker beş tanesi” şeklindeki tekerlemenin ardından ironik yaklaşımla tespitini ortaya koydu Boysan:


“Bursa’nın şeftalisi, kestanesi vardı bir zamanlar, şimdi hepsi Washington. Hükümetimiz bile Washington oldu…”


Bir zamanlar başka ağızdan duymuştum, Çelik Palas Oteli’nin yanından Muradiye’ye çıkan yolun solundaki “Villa Biçen”in mimarının Aydın Boysan olduğunu… Önceki gece kendisi de anlattı.


Merhum Rıza Biçen, tarif etmiş nasıl bir bina istediğini… 200-300 kişiye ayakta kokteyl daveti verebileceği bir salon ve 8-10 yatak odası olan bir villa… “Yahu, otel mi yapıyorsun? Ne yapacaksın o kadar yatak odasını?” diyerek ikna etmişler, 3 yatak odasına düşürmüşler… Merhum Rıza Biçen, tek bir misafir ağırlamadan göçüp gitmiş dünyadan…


61 yaşında gazete köşe yazarlığı, Hasan Pulur’un davetiyle Hürriyet gazetesinde başlamış. Hürriyet’in Güneşli’deki binasının mimarı da kendisiymiş. Bir gün, yazdığı yazıdan ötürü kovulmuş.


“Ama iyi oldu kovulmam. Çünkü gazeteciliğe başlayınca, nerden nasıl konu çıkarsam, bu konuyu nasıl yazabilirim diye düşünürken, garip huylar oluştu bende. Bu huylardan kurtuldum kovulunca. Ama iyilik olsun diye kovmadılar beni. Zamanında Turgut Özal’a yaltaklanmak için yaptılar bunu.”


Boysan yoruldukça Refik Durbaş dinlendirdi. Şair, Nazım Hikmet’ten bahsetti. Nazım’ın “Yatar Bursa Kalesinde” dediği yer, hapis yattığı Bursa Cezaevi’ydi. Madem yasal olarak vatandaşlığı yeniden verilmişti Nazım’ın, mezarı da Bursa’ya getirilmeliydi. Yattığı cezaevi gerçi yıkılmış, adliye yapılmıştı yerine ama Nazım’ın mezarı Bursa’ya getirilebilirdi.


Aydın Boysan deyince, mimarlığı, gazeteciliği kadar rakı sohbeti akla gelir. İzleyicilere nasıl içilmesi gerektiğini anlattı. Ama bu yaşına kadar evde tek başına bir yudum bile içmemişti. İçmek, dostlarla güzeldi. Öyle her akşam da içilmemeliydi, özlemek lazımdı biraz. Sevgililer de böyle yapmalıydı.


Boysan’a göre sarhoşluk kusur yaratmıyor, var olan kusurları ortaya çıkarıyordu. Bir daha dünyaya gelse, aynı şeyleri yeniden yapardı. Aslolan ömrü anlamlı şeylerle doldurmaktı.


61 yaşında gazeteciliğe başlayan, 63 yaşında ilk kitabı yayınlanan ve 35. kitabı yolda olan Aydın Boysan’a uzun ve sağlıklı ömür dileriz efendim…

gazeteniz MEYDAN

  Tavsiye Edelim

Konuyu tavsiye edin

Adınız
:
 
Emailiniz
:
 
Gidecek Email
adreslerini yazınız
:
 
   

 

  KÖŞE YAZILARI
  ANA SAYFA  |  HABER ARŞİVİ  |  BİZE ULAŞIN

h    |    y

Meydan Gazetesi / Tüm Haklari Saklidir / Tasarım : Alim Şahin